Günümüz hukuk sisteminde, uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan, daha hızlı, ekonomik ve barışçıl yollarla çözülmesi büyük bir önem kazanmıştır. Bu yöntemlerin başında ise arabuluculuk gelmektedir. Hem zaman kazandıran hem de taraflar arasındaki ilişkilerin yıpranmasını önleyen arabuluculuk müessesesi, Türk hukuk sisteminde her geçen gün daha geniş bir uygulama alanı bulmaktadır.
Arabuluculuk Nedir?
Arabuluculuk, taraflar arasındaki bir uyuşmazlığı çözmek için uzmanlık eğitimi almış, tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin (arabulucunun) eşliğinde yürütülen, mahkeme dışı, hızlı ve esnek bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Arabulucu, uyuşmazlığı çözen bir hakim veya hakem değildir; taraflara çözüm dayatamaz. Görevi, tarafları bir araya getirerek aralarındaki iletişimi kolaylaştırmak, müzakereleri yönetmek ve tarafların kendi çözümlerini kendilerinin bulmasına yardımcı olmaktır.
Arabuluculuğun Hukuki Dayanağı
Türkiye’de arabuluculuk sistemi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile yasal bir zemine oturtulmuştur. Bu kanun, arabuluculuğun usul ve esaslarını, arabulucuların hak ve yükümlülüklerini ve sürecin hukuki sonuçlarını net bir şekilde düzenlemektedir.
Ayrıca, zaman içinde yapılan reformlarla arabuluculuk, belirli alanlarda dava açılmadan önce başvurulması gereken bir “dava şartı” haline getirilmiştir.
Arabuluculuğun Temel İlkeleri
Arabuluculuk sürecinin sağlıklı ve adil işleyebilmesi için kanunla güvence altına alınmış dört temel ilkesi bulunmaktadır:
Zorunlu arabuluculuk halleri hariç olmak üzere, taraflar sürece başlamakta, sürdürmekte veya sonlandırmakta tamamen özgürdür. Kimse istemediği bir anlaşmaya zorlanamaz.
Süreç boyunca taraflar tamamen eşit haklara sahiptir. Arabulucu, taraflardan birine ayrıcalık tanıyamaz veya bir tarafın aleyhine olacak şekilde süreci yönlendiremez.
Arabuluculuk sürecindeki tüm görüşmeler, sunulan belgeler ve teklifler gizlidir. Bu bilgiler mahkemede delil olarak kullanılamaz.
Arabulucu, taraflara karşı tamamen nötr olmak zorundadır. Menfaat çatışması durumunda arabuluculuk görevini üstlenemez.
Arabuluculuk Türleri
Türk hukukunda arabuluculuk, başvuru kaynağına göre iki ana gruba ayrılır:
Zorunlu (Dava Şartı) Arabuluculuk
Kanun koyucunun, belirli uyuşmazlık türlerinde dava açılmadan önce arabulucuya gitmeyi zorunlu kıldığı sistemdir. Eğer doğrudan dava açılırsa, mahkeme davayı “dava şartı yokluğu” nedeniyle usulden reddeder.
İhtiyari Arabuluculuk
Herhangi bir kanuni zorunluluk olmaksızın, tarafların kendi özgür iradeleriyle, aralarındaki uyuşmazlığı mahkemeye gitmeden hızlıca çözmek için arabulucuya başvurmayı tercih ettikleri yöntemdir.
ÖZELLİK | ZORUNLU ARABULUCULUK | İHTİYARİ ARABULUCULUK |
BAŞVURU NEDENİ | Kanuni zorunluluk (Dava şartı) | Tarafların özgür iradesi ve mutabakatı |
DOĞRUDAN DAVA AÇMA | Mümkün değildir. Önce arabulucuya gidilmelidir. | Doğrudan dava açmak mümkündür |
ANLAŞAMAMA DURUMU | Mahkemede dava açma hakkı doğar | Mahkemede dava açma hakkı saklıdır |
SÜRE SINIRI | Kanunda belirtilen hak düşürücü süreler vardır | Esnek ve tarafların belirlediği sürede yürütülür |
Hangi Davalarda Arabuluculuk Zorunludur?
Türk yargı yükünü azaltmak ve uyuşmazlıkları barışçıl yollarla çözmek adına birçok alanda arabuluculuk zorunlu hale getirilmiştir. Günümüz itibarıyla zorunlu arabuluculuk kapsamındaki başlıca alanlar şunlardır:
İşçi ve işveren arasındaki parasal alacaklar ve işe iade talepli uyuşmazlıklarda arabuluculuk zorunludur.
- Kıdem ve ihbar tazminatı talepleri,
- Fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ücreti alacakları,
- İşe iade davaları.
(Not: İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları bu zorunluluğun dışındadır.)
Ticari işletmeler arasındaki borç, alacak, tazminat ve rücu taleplerini içeren ve konusu bir miktar paranın ödenmesi olan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır.
- Fatura alacakları,
- Sözleşmeden doğan tazminat talepleri,
- Kıymetli evraka (çek, senet) dayalı uyuşmazlıklar.
Kira ilişkisinden kaynaklanan (ilamsız icra yoluyla tahliye hariç) tüm uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur.
- Kira tespit davaları,
- Kira tahliye davaları,
- Kira sözleşmesinden doğan alacak ve tazminat talepleri.
Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren ve belirli bir parasal sınırın üzerindeki uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır.
- Ayıplı mal veya hizmetten kaynaklanan tazminat talepleri,
- Bankacılık ve sigorta sözleşmelerinden doğan tüketici uyuşmazlıkları.
(Not: Tüketici Hakem Heyeti sınırları altındaki uyuşmazlıklar için doğrudan Hakem Heyetine başvurulmalıdır.)
Apartman/site yönetimi, ortak giderlerin tahsili ve komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda da arabuluculuk zorunlu hale getirilmiştir.
- Ortak gider (aidat) alacakları,
- Kat malikleri kurulu kararlarının iptali,
- Komşuluk hukukundan kaynaklanan gürültü, sızıntı vb. uyuşmazlıklar,
- Ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları.
Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?
Taraflardan biri veya her ikisi adliyelerdeki Arabuluculuk Bürolarına başvurur.
Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı sisteminden tarafsız bir arabulucu görevlendirilir. (İhtiyari arabuluculukta taraflar arabulucuyu kendileri de seçebilir).
Arabulucu taraflarla iletişime geçerek ilk toplantı gününü ve saatini belirler, tarafları resmi olarak davet eder.
Belirlenen gün ve saatte (fiziki ya da online) görüşmeler yapılır. Arabulucu tarafların taleplerini ve menfaatlerini analiz eder.
Görüşmeler sonucunda taraflar ya el sıkışarak anlaşır ya da ortak bir paydada buluşamayarak anlaşamama kararı alır. Süreç her iki durumda da bir son tutanakla kayıt altına alınır.
Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır?
Arabuluculuk başvurusu oldukça basit bir prosedüre sahiptir. Zorunlu arabuluculukta başvuru, karşı tarafın ikametgahının bulunduğu veya uyuşmazlığın doğduğu yerdeki Adliye Arabuluculuk Bürosuna yapılır.
Başvuru esnasında kimlik bilgileri, karşı tarafın iletişim bilgileri ve uyuşmazlık konusunu içeren bir başvuru formu doldurulur.
Başvuru, bireysel olarak yapılabileceği gibi bir avukat aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Hak kayıplarının önüne geçilmesi adına sürecin uzman bir avukatla yürütülmesi her zaman tavsiye edilir.
Arabuluculuğun Avantajları
Neden mahkeme yerine arabuluculuk?
Zaman Tasarrufu: Mahkemeler yıllarca sürebilirken, arabuluculuk süreci günler, hatta saatler içinde sonuçlanabilir.
Maliyet Avantajı: Yüksek mahkeme harçları, bilirkişi ücretleri, keşif masrafları ve tebligat giderleri ödenmez.
Kontrol Taraflardadır: Mahkemede kararı bir hakim verir ve bu karar taraflardan birini mutsuz edebilir. Arabuluculukta ise karar tamamen tarafların ortak rızasıyla alınır.
İlişkilerin Korunması: Süreç dostane bir ortamda ilerlediği için taraflar arasındaki ticari veya kişisel ilişkiler zarar görmez.
Gizlilik: Mahkeme duruşmaları halka açıkken, arabuluculuk görüşmeleri tamamen gizlidir. Ticari sırlarınız veya ailevi meseleleriniz korunur.
Arabuluculuk sürecinin en güçlü kalkanı gizliliktir. HUAK Madde 4 uyarınca; taraflar, arabulucu ve toplantıya katılan diğer tüm kişiler süreç boyunca edinilen bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür.
Arabuluculuk masasında yapılan bir itiraf, sunulan bir teklif veya kabul edilen bir husus, sürecin anlaşamama ile sonuçlanıp mahkemeye taşınması halinde karşı tarafça asla delil olarak kullanılamaz. Gizliliği ihlal eden kişi hakkında kanunda hapis ve adli para cezası öngörülmüştür.
Arabuluculuk Sonrası Dava Süreci
Arabuluculuk görüşmeleri iki şekilde sonuçlanır:
Taraflar Anlaşırsa:
Süreç sonunda bir Anlaşma Belgesi düzenlenir ve taraflarca imzalanır. Bu belgeye Sulh Hukuk Mahkemesinden “İcra Edilebilirlik Şerhi” alındığı takdirde, belge mahkeme ilamı niteliği kazanır. Karşı taraf anlaşmaya uymazsa doğrudan icra takibi başlatılabilir. Anlaşma sağlanan konular hakkında taraflar bir daha dava açamazlar.
Taraflar Anlaşamazsa:
Arabulucu bir Anlaşamama Tutanağı düzenler. Bu tutanak, zorunlu arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda dava açarken mahkemeye sunulması gereken zorunlu belgedir. Taraflar, bu tutanakla birlikte yetkili mahkemede davalarını açarak yargılama sürecini başlatabilirler.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Hayır. Arabulucu bir hakim veya hakem değildir. Karar verme yetkisi tamamen taraflara aittir. Arabulucu yalnızca süreci kolaylaştıran tarafsız bir kolaylaştırıcıdır.
Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre belirlenen ücret, aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit olarak ödenir. Ancak taraflar ücretin tamamını bir tarafın ödeyeceği yönünde serbestçe anlaşabilirler. Zorunlu arabuluculukta anlaşamama durumunda ilk 2 saatlik ücret Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
Zorunlu arabuluculukta ilk toplantıya katılmak yasal bir yükümlülüktür. Haklı bir mazereti olmaksızın ilk toplantıya katılmayan taraf, dava sonunda kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamını ödemeye mahkum edilir ve lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
İş hukukunda süreç genelde 3 hafta içinde tamamlanır; zorunlu hallerde en fazla 1 hafta uzatılabilir. Ticari uyuşmazlıklarda ise süre 6 hafta olup, en fazla 2 hafta uzatılabilir. Genel olarak mahkeme süreçlerine kıyasla son derece hızlıdır.
Evet, gidilebilir. Ancak arabuluculuk masasında imzalanacak olan anlaşma belgesi mahkeme kararı hükmünde olacağından, büyük hak kayıpları yaşamamak adına süreci bir uzman avukat eşliğinde yürütmeniz son derece önemlidir.
Evet. Anlaşma belgesine mahkemeden alınacak “İcra Edilebilirlik Şerhi” ile birlikte bu belge ilam niteliğinde belge (mahkeme kararı) haline gelir ve doğrudan icra edilebilir.
Kamu düzenini ilgilendiren ve tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği konular arabuluculuğa elverişli değildir. Örneğin; ceza davaları, velayet, soybağı davaları, hizmet tespiti davaları ve aile içi şiddet iddiası içeren uyuşmazlıklar arabuluculukla çözülemez.
Evet. Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu andan, sürecin anlaşma veya anlaşamama ile sona erdiği ana kadar geçen sürede tüm zamanaşımı ve hak düşürücü süreler durur. Taraflar bu süreçte herhangi bir hak kaybına uğramazlar.
Görüşmeler genellikle arabulucunun ofisinde, adliyelerdeki özel arabuluculuk odalarında veya tarafların ortaklaşa belirlediği tarafsız bir mekanda yapılır. Günümüzde sesli ve görüntülü iletişim araçlarıyla (online olarak) yapılması da mümkündür.
Normal şartlarda arabulucu çözüm önerisi sunmaz; tarafların kendi çözümlerini bulmasını amaçlar. Ancak tarafların kendilerinin bir çözüm üretemediğinin anlaşılması halinde, arabulucu taraflara bir çözüm önerisinde bulunabilir.
Hayır, açılması mümkün değildir. Üzerinde anlaşılan ve son tutanakla imza altına alınan uyuşmazlık konusu hakkında taraflar aynı taleplerle mahkemede dava açamazlar. Bu durum kesin hüküm gibi sonuç doğurur.
Zorunlu arabuluculukta arabulucu, adliye büroları tarafından sistem üzerinden otomatik olarak atanır. Ancak taraflar ortak bir arabulucu üzerinde anlaşırlarsa, sistem atamasını beklemeden diledikleri uzman arabulucuyu da seçebilirler.
