loader image

KARŞILIKSIZ ÇEKE DAYALI İHTİYATİ HACİZ TALEPLERİNDE YETKİ: Alacaklının Yerleşim Yeri de Yetkilidir.

T. C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ

 

ESAS NO: 2025/5752 

KARAR NO: 2025/6984

 

I. BAŞVURU

Av. ****** 28.07.2025 tarihli dilekçesinde özetle: ***** Bölge Adliye Mahkemesi ****. Hukuk Dairesinin ***** E.. ****** K. sayılı ilamında çeke dayalı borcun götürülecek borç olmadığı, faktoring sözleşmesindeki yetki şartının geçerli olmayacağı gerekçesiyle ihtiyati hacze itiraz eden borçlu lehine hüküm kurulduğunu, ***** Bölge Adliye Mahkemesi ****. Hukuk Dairesinin ***** E., ***** K. sayılı ilamında ise çeke dayalı ihtiyati haciz isteminde karşılıksız kalan çekin aranması tüketildikten sonra götürülecek borca dönüştüğünden bahisle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 89. maddesine göre alacaklının yerleşim yerinin de yetkili hale geldiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak borçlunun yetki itirazının reddine karar verildiğini, söz konusu Bölge Adliye Mahkemeleri arasında çeke dayalı yetki itirazının değerlendirilmesi yönünden uyuşmazlık bulunduğunu, kesin olan bu kararlar bakımından istinaf daireleri arasındaki farklı uygulamaların giderilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri kararları arasındaki uyuşmazlığın 5235 sayılı Kanun’un 35/3 hükmü uyarınca giderilmesi için Yargıtaya başvuru yapılmasını talep etmiştir.

II. UYUŞMAZLIĞIN GİDERİLMESİ İSTEMİNE KONU KARARLAR

A. ***** Bölge Adliye Mahkemesi *****. Hukuk Dairesinin ***** E., ****** K. sayılı ilamında davacı *** Faktoring vekilinin, müvekkilinin borçludan çeke dayalı alacağı olduğunu belirterek ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin %15 teminat karşılığı ihtiyati haczin kabulüne karar verdiği, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen şirket vekili, ihtiyati haczin yetkili mahkemede verilmediğinden bahisle itirazda bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin yetkili olmadığından bahisle itirazı yerinde görerek ihtiyati haciz kararının bu borçlu yönünden kaldırılmasına karar verildiği, karara karşı alacaklı vekilinin istinaf talebinde bulunduğu, **** Bölge Adliye Mahkemesi ****. Hukuk Dairesinin takibin çeke dayalı olduğu, itiraz eden borçlunun factoring sözleşmesinde taraf olmadığı, çekin karşılıksız çıkmasının borcu götürülecek borç haline getiremeyeceği gerekçesi ile istinaf başvurusunu kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir.

B. **** Bölge Adliye Mahkemesi ***. Hukuk Dairesinin uyuşmazlığa konu ***** E., **** K. sayılı kararında davacı **** Faktoring vekilinin çeke ve faktoring sözleşmesine dayanarak alacağın tahsili için icra takibi başlattığı, İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati haciz talebini kabul ettiği, borçlunun yetki itirazında bulunması üzerine itirazı kabul edilerek borçlu yönünden ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verildiği, alacaklı vekilinin, istinaf talebinde bulunduğu, **** Bölge Adliye Mahkemesi **** Hukuk Dairesinin kambiyo senetlerinden kaynaklanan alacaklar, aranılacak borç niteliğinde olmakla birlikte muhatap bankaya ibraz edilen karşılıksız kalan çeke dayalı borcun aranması tüketildikten sonra götürülecek borç haline geldiğinden bahisle alacaklının ikametgahında da takip yapılacağı gerekçesi ile istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkemesince verilen ek karar kesin olarak kaldırılmıştır.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ HUKUK DAİRELERİ BAŞKANLAR KURULU KARARI

**** Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunun ***** tarihli ve ***** E. sayılı kararı ile çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde çekin karşılıksız çıkmasının çeki aranılacak borç olmaktan çıkarıp TBK’nın 89. maddesine göre götürülecek borca dönüştürmeyeceği sonucuna varıldığı, işin esası yönünden ise alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapabilmesi içi alacağının mutlaka bir kambiyo senedine bağlı olması gerektiği (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK)167/1 hükmü), bu takip yolunda da yetkili icra dairesinin kural olarak genel haciz yolu ile takipte olduğu gibi İİK’nın 50/1 hükmüne göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirleneceği (HMK’nın 9-27 maddeleri), buna göre bu takip içinde genel yetkili icra dairesinin borçlunun bulunduğu yer icra dairesi olacağı (HMK’nın 9. maddesi), kambiyo senetlerine bağlı alacaklar aranılacak borçlardan olduğundan (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 755, 796 maddeleri) götürülecek borçlar hakkında uygulanabilen TBK’nın 89/1 hükmünün bu alacaklar hakkında uygulanmayacağı, başka bir anlatımla alacaklının HMK’nın 10. maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapamayacağı, takibe dayanak kambiyo senedinde yazılı borcun ödeneceği (ifa edileceği) yer icra dairesinin de takipte yetkili icra dairesi olduğu, takibin dayanağı çek ise çekin ödeme yerinin 6102 sayılı TTK’nın 780/1-d bendi uyarınca çekte gösterilmiş ise o yer icra dairesi, gösterilmemiş ise 6102 sayılı TTK’nın 781/2 hükmü uyarınca muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayıldığından buradaki icra dairesinin yetkili bulunduğu, 6102 sayılı TTK’nın 781/3 hükmü “Düzenleme yeri gösterilmemiş çek, düzenleyenin adı yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır” hükmünü içermekte olup, İİK’nın 50/1 hükmü uyarınca çekin düzenlendiği yer icra dairesi de yetkili olup, o yer icra dairelerinde de takip yapılabileceği, çeke dayalı takiplerde haciz talebinin ve takibin çeke dayalı olduğu göz önüne alınarak yukarıda yazılı kurallara göre belirlenmesi gerektiği, takibin şekli ve dayanağı göz önüne alındığında taraflar arasında olan sözleşmede yazılı yetki şartının yetkili icra dairesini belirlemede dikkate alınamayacağı, kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranılacak alacaklardan olduğundan bu alacaklar için TBK’nın 89/1 hükmünün uygulanmayacağı, kambiyo senedi alacaklısının kendi yerleşim yerinde takip yapamayacağı, niteliği itibarıyla kambiyo senetlerine ilişkin alacaklar kambiyo senetlerinin tedavülü nedeniyle yetkili hamilin çok hızlı değişiklik gösterdiği, alacaklının kim olduğunun çoğu zaman borçlu tarafından bilinmediği, bu nedenle kambiyo senedinden kaynaklanan para alacağının, borçlununun ikametgahında ifa edileceği, başka bir deyişle aranılacak borçlardan olduğu, çekin karşılıksız çıkmasının bu nedenle çeki aranılacak borç olmaktan çıkarıp götürülecek borç haline getirmeyeceği gerekçesiyle uyuşmazlığın **** Bölge Adliye Mahkemesi ****. Hukuk Dairesinin **** E., ***** K. sayılı kararının çeke dayalı ihtiyati haciz ve takip talebinde yetki itirazının değerlendirilmesi yönünden çekin niteliği gereği aranılacak borç olarak değerlendirilip Başkanlar Kurulunca benimsenerek uyuşmazlığın çözümü için Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine oy çokluğu ile karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Uyuşmazlık

Uyuşmazlık, çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde, muhatap bankaya ibraz edilen ve karşılıksız kalan çeke dayalı borcun götürülecek borç niteliğine dönüşüp dönüşmeyeceği, buna göre alacaklının ikametgahı mahkemesinin yetkili hale gelip gelmeyeceğine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk

1. HMK’nın yetkiye ilişkin hükümleri

2.İİK’nın 50 ve 258 vd. maddeleri

3.TBK’nın 89. maddesi

4.6100 sayılı TTK’nın 780 ve devamı maddeleri.

C. Değerlendirme

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavram ve mevzuatın değerlendirilmesi gerekmektedir.

Aranılacak borç, borçlunun yerleşim yerinde veya malın bulunduğu yerde ifa edilecek borçları ifade eder. Bu tür borçlarda alacaklı ya da temsilcisi, borçlunun yerleşim yeri ya da iş yerinin bulunduğu yerde edimi borçludan almak zorundadır. Borçlu, edim konusu şeyi alacaklının alabilmesi için onu alacaklının emir ve tasarrufuna hazır bulundurmakla yükümlüdür (Prof. Dr. Fikret EREN, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22. Baskı, sayfa 971). Götürülecek borç ise alacaklının yerleşim yerine veya ifa yeri olarak kararlaştırılan yere borçlu tarafından götürülecek veyahut masrafı ve hasarı borçluya ait olarak nakledilecek şeylere ilişkin borçlardır.

TBK’nın “İfa yeri” başlıklı 89. maddesi “…Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir….” hükmünü düzenlemiştir. Buna göre ifa yeri, tarafların anlaşması ya da bir kanun hükmü ile belirlenmiş değilse bu maddeye göre belirlenecektir.

6102 sayılı TTK’nın 780 ve devamı maddelerinde kambiyo senetlerine ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Kambiyo senetleri, kanunen emre yazılı senetler olup belirli bir miktar para alacağını içerirler. Poliçe, bono ve çek birer ibraz senetleridir. Kıymetli evrakın ibrazı yapıldığı kişi ve sonuçları bakımından farklılık gösterir. İbraz, poliçede muhataba, bonoda tanzim edene, çekte ise muhatap bankaya yapılır.

Çekin ödeme için ibrazı, TTK’nın 796. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre, bir çek, düzenlendiği yerde ödenecekse on gün; düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhataba ibraz edilmelidir. İbraz süresinin kaçırılması, çekin kambiyo senedi niteliğinin sona ermesine sebep olacaktır. Süresinde ibraz edilen çek, hesapta karşılığının bulunması, yetkili hamil olma, hesapta ihtiyati haciz ya da tedbir bulunmaması ve sair şartların sağlanması halinde tahsil edilebilecektir.

6102 sayılı TTK’nın 808. maddesi ise çekin ödenmemesi halinde hamilin başvurma haklarını düzenlemiştir. Zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hâli; protesto ile, muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla, bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği hâlde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilecektir.

İİK’nın 167/1 hükmünde, alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabileceği düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2019 tarihli, 2017/12-741 E. 2019/382 K. sayılı kararı ve Dairemizin 14.11.2016 tarihli 2016/12481 Ε. 2016/8797 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapabilmesi için alacağının mutlaka bir kambiyo senedine bağlı olması gerekir. Bu takip yolunda yetkili icra dairesi kural olarak genel haciz yolu ile takipte olduğu gibi İİK’nın 50/1 fıkrasına göre HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir (HMK 9-27. maddeleri). İİK’nın 258. maddesine göre de ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir.

Dairemizin önüne gelen uyuşmazlık bakımından Dairemiz uygulamalarına da bakmak gerekir. Özellikle ihtiyati haczin temyize tabi olduğu dönemde verilen kararlarda bu hususun irdelendiği görülmektedir.

Dairemizin emsal kararlarında “…İİK’nın 258. maddesinde ihtiyati hacze, 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 50. maddesiyle “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir.” şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK’nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulduğu, kambiyo senetlerinden doğan alacaklar, aranılacak alacak niteliğinde olduğundan bu alacaklarda TBK’nın 89/1. hükmünün uygulanamayacağı, çekten kaynaklanan borcun alacaklısının; borçlunun yerleşim yerinde, birden fazla borçlu bulunması halinde borçlulardan birinin yerleşim yerinde, çekin keşide yerinde, ödeme yerinde (6102 sayılı TTK’nın 781/2 fıkrası uyarınca çekte açıklık yoksa, muhatabın ticaret unvanı yanında gösterilen yer ödeme yeri sayılır. Muhatabın ticaret unvanı yanında birden fazla yer gösterildiği takdirde, çek, ilk gösterilen yerde ödenir. Böyle bir açıklık ve başka bir kayıt da yoksa, çek muhatabın merkezinin bulunduğu yerde ödeme yeri sayılır.) ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği ayrıca muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliğini kazanacağı ve HMK’nın 10. maddesi uyarınca ifa yeri olarak TBK’nın 89. maddesi hükmü nedeniyle alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili mahkeme haline geleceği…”nin kabul edildiği görülmektedir (Dairemizin 13.09.2017 tarihli 2017/2488 Ε., 2017/4324 K. sayılı, 06.12.2016 tarihli 2016/13698 Ε., 2016/9391 K. sayılı, 05.12.2016 tarihli 2016/12815 E., 2016/8797 K. sayılı, 20.09.2016 tarihli 2016/8892 Ε., 2016/7362 K. sayılı, 21.03.2016 tarihli 2016/2455E., 2016/3080 Κ. sayılı, 05.10.2015 tarihli 2015/10523 E., 2015/9851 K. sayılı, 10.11.2014 tarihli 2014/15478 Ε., 2014/17256 K. sayılı emsal ilamları).

Bu itibarla yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve Dairemizin emsal ilamları çerçevesinde çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağı ve TBK’nın 89/1. hükmü gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili hâle geleceğinin kabulü gerektiğinden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

V. SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, çeke dayalı ihtiyati haciz talebinde, muhatap bankaya ibraz edilen ancak karşılıksız kalan çeke dayalı borcun, bu şekilde aranması tüketildikten sonra, götürülecek borç niteliği kazanacağı ve TBK’nın 89/1 hükmü gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili hâle geleceğine, **** Bölge Adliye Mahkemesinin ** ve **. Hukuk Daireleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine, 24.11.2025 tarihinde 5235 sayılı Kanun’un 35/4 maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

×

Merhaba! Randevu ve diğer talepleriniz için iletişime geçebilirsiniz.

× Whatsapp Destek